Türkçenin İzinde

Dil, ortaya çıkışı ve sistematiği bakımından gizemli bir varlıktır. İlahi güç, bizleri bir tespihin ipine dizer gibi Türkçe'nin etrafında topladı. Onun içine indirildik, onun kavramlarıyla olduk oluştuk; onunla düşündük, anladık, inandık, Türk ve Müslüman olduk.
Dilimiz, Ömer Seyfettin’in dediği gibi “manevî ve mukaddes vatanımız”dır. Bütün kültür değerlerimiz dilimizde koruma altına alınmıştır. Vatanın bir karış toprağını vermeyeceğimiz gibi, manevi vatanımızın da tek bir kelimesini feda edemeyiz. “İnsanın asıl vatanı ana dilidir; ben onun sınırlarında nöbet tutarım” diyen Albert Camus’nun dil bilincini, Türkçenin muhafızı olan bütün aydınların taşıması gerekir.
Kontrolsüz göç göç değildir. İngilizce kelimelerin hiçbir dirençle karşılaşmadan gelip manevi vatanımızı istila etmesi kabul edilemez. Çarşı pazarımız, medyamız, içimiz dışımız İngilizce tarafından kuşatılmış durumdadır. Bu durum, İngiliz askerlerinin 1920’deki İstanbul’u işgali kadar vahim bir durumdur. Bunun önüne geçmek için bir dil seferberliği başlatılmalı, Türkçesi varken İngilizce kelimeleri kullanmama konusunda bir duyarlılık geliştirilmelidir. Devlet adamları, medya mensupları, sanatçılar Türkçenin özenli kullanımı konusunda özendirilmelidir.
- Açıklama
Dil, ortaya çıkışı ve sistematiği bakımından gizemli bir varlıktır. İlahi güç, bizleri bir tespihin ipine dizer gibi Türkçe'nin etrafında topladı. Onun içine indirildik, onun kavramlarıyla olduk oluştuk; onunla düşündük, anladık, inandık, Türk ve Müslüman olduk.
Dilimiz, Ömer Seyfettin’in dediği gibi “manevî ve mukaddes vatanımız”dır. Bütün kültür değerlerimiz dilimizde koruma altına alınmıştır. Vatanın bir karış toprağını vermeyeceğimiz gibi, manevi vatanımızın da tek bir kelimesini feda edemeyiz. “İnsanın asıl vatanı ana dilidir; ben onun sınırlarında nöbet tutarım” diyen Albert Camus’nun dil bilincini, Türkçenin muhafızı olan bütün aydınların taşıması gerekir.
Kontrolsüz göç göç değildir. İngilizce kelimelerin hiçbir dirençle karşılaşmadan gelip manevi vatanımızı istila etmesi kabul edilemez. Çarşı pazarımız, medyamız, içimiz dışımız İngilizce tarafından kuşatılmış durumdadır. Bu durum, İngiliz askerlerinin 1920’deki İstanbul’u işgali kadar vahim bir durumdur. Bunun önüne geçmek için bir dil seferberliği başlatılmalı, Türkçesi varken İngilizce kelimeleri kullanmama konusunda bir duyarlılık geliştirilmelidir. Devlet adamları, medya mensupları, sanatçılar Türkçenin özenli kullanımı konusunda özendirilmelidir.Stok Kodu:9786256297395Boyut:13.00 x 21.00 cmSayfa Sayısı:170Basım Yeri:İstanbulBasım Tarihi:2025 MartKapak Türü:Karton KapakDili:Türkçe
- Taksit Seçenekleri
- Yorumlar